farkındalık

 

 

 

 

 

FARKINDA DEĞİLDİ

Geçiçi olarak geldiği şu dünyadan bir gün ansızın ayrılacağının farkında değildi.

Ezanların her gün 5 defa doğduğu zaman kulağına okunan ezanı hatırlattığının farkında değildi.

Ezanların kurtuluşa çağırdığının farkında değildi.

Her gün yaptığı kötülüklerin ayna gibi kalbini kararttığının farkında değildi.

Yaratıcısına karşı günlük görevleri olduğunun farkında değildi.

Doğmadan önce verdiği sözün farkında değildi.

Rızkının garanti olduğunun farkında değildi.

En sevdiklerinin bile bir gün kendisini terkedeceklerinin farkında değildi.

Sağlıklı hayatının hastalıkla biteceğinin farkında değildi.

Hiç bir şeye gücünün yetmediğinin farkında değildi.

Hiç bir varlığa verilmemiş akıl nimetinin kendisine verildiğinin farkında değildi.

Yaratıcısının kendine Hayat Kılavuzu gönderdiğinin farkında değildi.

Son Kılavuzun son uygulayıcısının adından haberdar olmadığının farkında değildi.

Gördüklerinin görmediklerinin yanında ne kadar da az olduğunun farkında değildi.

Her gün oynadığı oyunların ekranda GAME OVER yazarak bittiği gibi, hayat oyununun da bir gün ekranında aynı ifadenin yazacağının farkında değildi.

Abdest almanın günde bir nehirde 5 defa yıkanmak gibi olduğunun farkında değildi.

Yaptığı güzel işlere bire 10 karşılık verildiğinin farkında değildi.

Dua ederse duasına Yaratıcısı tarafından karşılık verileceğinin farkında değildi.

Günah işlerse tevbe etmesi gerektiğinin ve affedileceğinin farkında değildi.

Maddi hastalıkların bedeni öldürdüğü gibi, manevi hastalıkların da kalbi ve ruhu öldürdüğünün farkında değildi.

Son nefesini verirken ahiretteki makamını cennet veya cehennem olarak göreceğinin farkında değildi.

Hasılı, son pişmanlığın fayda vermeyeceği, geleceğinden şüphe olmayan DİN GÜNÜ'nün farkında değildi.

FARKINDAYDI

Kendisinin kul olduğunun ve bir Yaratıcısı olduğunun farkındaydı.

Bu dünyaya imtihan için geçici olarak geldiğinin farkındaydı.

Değişik açılardan sorumluklarının olduğunu, bu sorumlulukların Yaratcısı tarafından yüklendiğinin farkındaydı.

İki günü eşit geçenin zararda olduğunun farkındaydı.

Anlık, günlük, haftalık, aylık, yıllık ve ömür boyu bitmeyen kişisel, toplumsal, ailevi vazifelerinin olduğunun farkındaydı.

Güçlü olmak için gücün kaynağına teslim olmak gerektiğinin farkındaydı.

Zorluklarla ve imtihanlarla dolu şu dünyada mutlaka bir doğal lidere ihtiyacı olduğunun farkındaydı.

Kullanım Kılavuzu'nun her an yanında olması ve ona yol göstermesi gerektiğinin farkındaydı.

Kılavuza ihtiyacı olanlara bunu iletmenin bir vazife olduğunun farkındaydı.

Yaşadığı sürece sağlık ve dinç olmak için helal ve sağlıklı beslenmesi gerektiğinin farkındaydı.

Hayatını sonunda pişman olmayacak şekilde yaşaması gerektiğinin farkındaydı.

Bu hayatın bir gün ansızın biteceğinin, sevdiklerinden ayrılacağının ve sevdiklerine kavuşacağının farkındaydı.

Tevhid asrında yaşadığının farkındaydı.

Takvanın en hayırlı azık, en üstün yarış, en sağlam kale olduğunun farkındaydı.

Bütün ibadetlerden maksadın takvaya ulaşmak olduğunun farkındaydı.

Zikrin, duanın, abdestin, mescidin, Kur'an'ın en büyük sığınaklar ve silahlar olduğunun farkındaydı.

Zamanın emanet olduğunun ve bir daha geri gelmeyeceğinin farkındaydı.

Ömrünün en uzun anının doğduğu zaman olduğunun farkındaydı.

Nasıl bir ömür yaşarşa yaşayın kaza ve kader çizgisinde olduğunun, her hal ve durumda Allah'ın rızasını kazanmanın esas olduğunun farkındaydı.

Son nefesinde Kelime-i Şehadet ile can vermenin cennete girmenin garantisi olduğunun farkındaydı.

FARKINDAYDI, AMA.

Kalbinin diri olması gerektiğinin farkındaydı, ama kalbi ölmüştü farkında değildi.

Dua etmesi gerektiğinin farkındaydı, ama duasının niçin kabul olmadığının farkında değildi.

Yaratıcısını bilmesi gerektiğinin farkındaydı, ama O'nun emirlerini tutması gerektiğinin farkında değildi.

Kur'ân-ı Kerîm'in okunması gerektiğinin farkındaydı, ama onunla amel etmesi gerektiğinin farkında değildi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem'i sevmenin imanın gereği olduğunun farkındaydı, ama sünnetlerini terk ettiğinin farkında değildi.

Şeytanın açık ve zayıf düşmanı olduğunun farkındaydı, ama ondan korunmadığının, üstelik yolundan gittiğinin farkında değildi.

Cenneti istemesi gerektiğinin farkındaydı, ama cennet için hayırlı ameller işlemesi gerektiğinin farkında değildi.

Cehennemden korkması gerektiğinin farkındaydı, ama günahlara dalarak kendi eliyle kendisini cehenneme attığının farkında değildi.

Ölümün hak olduğunun farkındaydı, ama ölüm için hazırlıkta bulunması gerektiğinin farkında değildi.

Kardeşlerinin ayıplarını sayar dökerdi, ama kendi ayıplarıyla meşgul olması gerektiğinin farkında değildi.

Allah'ın verdiği çeşitli nimetlerden faydalandığının farkındaydı, ama şükretmesi gerektiğinin farkında değildi.

Yakınlarından ölenleri kabre gömerken bir gün kendisinin de buraya geleceğinin farkındaydı, ama onlardan ibret alıp nefsini ıslaha çalışması gerektiğinin farkında değildi.

İşte bu sebeplerden dolayı duasının kabul olmadığının farkında olması gerekirdi, ama farkında değildi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !