HARAM / HELÂL(soru-cevap)

haram helal

1. Soru:

--Dükkânımda sigara satmamın bir mahzuru var mı?

 

--Sigara sıhhate zararlıdır. Alimlerimizin bir kısmı mekruhtur demiştir. Bazı mezheblere göre haramdır. Meselâ, Suudî Arabistan'da bugün haram diye fetvâ veriyorlar. Osmalı diyarına ilk geldiği zaman, dört mezhebin fakihlerinden sorulmuş; o zaman haram demişler. Sonradan biraz belvâ-yi âm meselesinden, yâni herkes mübtelâ olduğundan dolayı, "Kerahat-i tahrimiye ile mekruhtur." demişler.

O bakımdan, mümkünse satılmaması lâzım geliyor.

 

2. Soru:

--Bıyık boyamanın bir mahzuru var mıdır, abdeste mânî olur mu?..

 

--Abdeste mânî olmaz ama, bıyık boyamak uygun görülmemiştir. Sadece savaşta, "Bak bunlar ihtiyar, ak sakallı adamlar!" demesinler diye, genç görünmek için, boyamaya müsaade olmuştur.

 

3. Soru:

--Elektronik cihaz tamiriyle uğraşıyorum. Tamir ettiğim bir televizyonla zararlı yayınlar da seyredilebiliyor. Bu meslek dinen câiz midir?

 

--Bunda bir mahzur yoktur; çünkü, nihayet bir aletin tamiridir. Belki, o alet bir kursun televizyon cihazıdır. Şerre kullanan vebal altında kalır. Aletin tamirinde bir sakınca yoktur.

 

3. Soru:

--Serbest mühendis olarak çalışıyorum. Resmi dairede işimi para vererek yaptırabiliyorum. Yoksa, mağdur durumda kalıyoruz. Bu durumda ne yapmamız gerekli?..

 

--Tabii, "Rüşveti alan da veren de cehennemdedir." diye hadis-i şerif var; rüşvet vermek haram... Fakat, hakkı olan bir şeyi karşı taraf yapmıyorsa, o iş yapılmadığı zaman da bir mağduriyet olacaksa... Meselâ, adam huduttan geçecek; rüşvet almak için bir şeyi bahane ediyor, geçirtmiyor, haksızlık yapıyor. Bu gibi durumlarda cevaz vermiş alimler... Çünkü, burda bir rüşvet bahis konusu değil; kendi asıl hakkının verilmesini sağlamak bahis konusu oluyor.

Bazıları böyle müsaade vermiş ama, esas itibariyle eğer durumu müsaitse, vermeyip mücadele etmek daha iyidir. Ki, rüşvet yayılmasın, şımarmasın öbür taraf...

 

4. Soru:

--Gayr-i İslâmî bir gazete üç ayrı ansiklopedi veriyor. Ansiklopedileri para ile alsak daha fazla tutuyor. O ansiklopedileri almak için, bu gazeteyi alabilir miyiz?

 

--O gazetelerin bir çok muzır tarafları var, yalan yanlış tarafları var... Onları yutturmak için, bu tarftan hediye veriyor; millet de onu alıyor. Alınca da o çıplak, müstehcen resimleri görüyor, o yalan yanlış fikirleri okuyor.

Bunları alın diyemeyiz, alın demek câiz olmaz. Müsbet bir gazete olsa, onun zaten gazete diye alsa, kupon verdiği için kesse bir de ansiklopedi alsa, olur. Müsbet olmayınca almak câiz olmaz.

O kitapların da ne derecede doğru olduğunu Allah bilir. Ben bazı maddelerine bakıyorum, oralarda da sabotajlar olabiliyor.

 

5. Soru:

--Gayr-i İslâmî yayınları, "Nasıl olsa alan alıyor." diyerek satmak câiz midir?

 

--Câiz değildir. İçinde günah olan şeyleri satmak da caiz değildir. İçkiyi içmek de haramdır, satmak da haramdır. Günah olan bir şeyi yazmak da haramdır, yaptırmak da haramdır, satmak da haramdır. Satamaz!..

 

 

6. Soru:

--Üniversitede okuyoruz. Okulda verilen yemeklerin kaynağını, nasıl hazırlandığını bilmiyoruz. Bu yemekleri yememiz uygun olur mu?

 

--"Bismillâhir rahmânir rahîm" dersiniz, yersiniz! Memleketimizde genellikle helâl gıdalar vardır; domuz vs. yoktur. Bir eşyada ilk hatıra gelen, temizlik ve paklıktır. Eşyada aslolan tahârettir. Bir kayıtlayıcı şart olmadığı takdirde, bir meselede de asıl hüküm mübah olmasıdır.

Onun için, "Etleri inşaallah Et-Balık'ta besmeleyle kesilmiştir. Yağı domuz yağı değildir." diye düşünürsünüz. Besmele çeker, yersiniz. Vesvese etmeye lüzum yok...

Ama bir taraftan da araştırma yapabilirsiniz.

 

7. Soru:

--İşyerinde arkadaşlar beni zorluyorlar: "Sen içmiyorsun, bize rakı bira ısmarla!" diyorlar. Ben günah diye ısmarlamıyorum, "Biz kola niyetine içeriz." diyorlar. Ne dersiniz?

 

--Öyle saçma şey olmaz! Kola niyetine içeriz demekle içki içmek helâl olmaz. İçkiyi ne içecek, ne içirecek, ne sunacak, ne taşıyacak, ne alacak, ne satacak; hepsi yasak İslâm'da... Her çeşidi yasak... Müslümanlarla alay ediyorlar, dalga geçiyorlar, haberiniz olsun!..

Parayı senden alacaklar, günahı sana yükleyecekler. Öyle şey olmaz!..

 

8. Soru:

--İhtiyaç sahibi ihtiyarlara verilen 65 maaşını almak caiz midir?

 

--Devletlerin teb'alarına bazı yardımlar yapma hakkı vardır. Ordan alır. Bir mahzuru yoktur.

 

9. Soru:

--İslâmda türbe olayı var mıdır; bu konuyu aydınlatır mısınız?

 

--İslâm'da kabre gömülmek vardır. Üstüne kabir olduğunu belirten bir çubuk veya işaret koymak vardır. Kabirlerin süslü olması yoktur. Türbe yapılması hiç yoktur. Peygamber Efendimiz'in zamanında olan bir şey değil...

Ama, bazı çok mübarek meşhur kişilerin kabri üzerine böyle şeyler yapılmıştır. Bunlardan birisi de Peygamber Efendimiz'in kabridir. Sonra Hazret-i Osman ve Hazret-i Ali Efendimiz'in, Fâtımatüz Zehrâ Anamız'ın vs. türbeleri yapılmış. Sevgiden, saygıdan, hürmet görsün diye yapmışlar.

Aslında kabirlerin sâde olması esastır.

 

10. Soru:

--Kına kullanmanın erkekler bakımından hükmü nedir; bu hususta hadis-i şerif var mı?..

 

--Erkeğin süslenmek amacıyla kına kullanması, hadis-i şerifte "Lût kavminin kötü adetlerindendir." diye geçiyor.

Lût kavminin bazı böyle lâubâlîlikleri vardır. Meselâ, mecliste oturdukları zaman çakıl taşlarını fiske ile sağa sola atarlarmış. Hafiflik yâni, iyi şey değil... "Islık çalmak, yaka bağır açık gezmek, paçaları yukarı kaldırılıp, dizler bacaklar açık çarşıda yürümek ve bir de kına yakmak..." diye o hadis-i şerifte geçiyor.

Ama hastalığa karşı, tıbbî bir maksatla kullanılabilir.

 

11. Soru:

--Günümüz hakimlerinin karar vermesi nasıl olacak? Bir çok kanunlar İslâm'a aykırı... Bu durumda hakimin işi iyice zorlaşmaktadır. Bizi aydınlatırsanız, memnun oluruz.

 

--"Allah'ın emrettiği ahkâmı uygulamayan, onunla hükmetmeyenler kâfirdir, zâlimdir, fâsıktır." diye Kur'an-ı Kerim'de ayet-i kerimeler vardır. Allah'ın hükmünü icra edecek!

Hakimlik yalnız mahkemede hakimlik değildir, iki insanı arasında hakem olmak da bir hakimliktir. Orda da hakkı söylemesi lâzım! Orda hür olarak söyleyebilir insan...

Bir de bugün dindar kardeşlerimiz var; hukuk fakültesinde okuyorlar, hakim oluyorlar, savcı oluyorlar, avukat oluyorlar... Onlar da, müslümanların problemlerinde onlara yardımcı olmağa çalışmak niyetiyle olunca, iyi niyetle ecir sevap kazanırlar.

 

12. Soru:

--Ben içki satan bir otelde çalışıyorum. Otelin bir mescidi var; orada kıldığmıız namaz kabul olur mu?..

 

--Otel esas itibariyle yatmak içindir, meyhâne değildir. Ama oteller lüks olduğu zaman, Turizm Bakanlığı mecburiyet koymuş, ille içki bulunacak filân diye... İçki de bulunduruyor ama, otel aslında yatmak için yapılmış bir binadır. Mescidi de olması, otel sahibinin nisbeten iyi bir kimse olduğunu gösteriyor.

O mescidde namaz caizdir. Otelin sahibi mescid açtığı için sevap alır, içki sattığı için vebal alır. Ama, bu kişinin ordaki namazında bir mahzur yoktur.

Esas itibariyle hepimizde bir kusur var ki, Turizm Bakanlığı böyle bir mecburiyet koymuş ve kredi vermiyor. Bizim biraz aktif olmamız, isteğimizi söylememiz lâzım!.. Gittiğimiz yerlerde içkili otellere, "İçki olduğu için kalmıyorum. İçki olmasaydı kalırdım." dememiz lâzım!.. Bir de Turizm Bakanlığı'na bu hükmü koydurtmamamız lâzım!.. Beşyıldızlı bir otel olmalı ama, içki koyma mecburiyeti olmamalı!.. Bizim memleketimizde içmesin adam, kendi memleketinde ne zıpırlık yaparsa yapsın... Biz zorlayalım!..

Suudî Arabistan'da içki satmak yasak... Adamlar bizden ileri bu konuda... Yaptırtmıyorlar, içki satanı cezalandırıyorlar.

 

13. Soru:

--Camilerde bulunan bazı saatler belirli zamanlarda çalıyor. Bazı kimseler bunların sesini kilise çanının sesine benzetip, bunların camide bulundurulmasını haram sayıyor. Bu konuda bizlere İslâm'ın hükmünü bildirir misiniz?

 

--Doğrudur. Adamlar saaati sesini kilisenin sesine tam benzetmişler. Münih'te kilise çanı nasıl çalıyorsa, aynen o kilise çanının sesini saate vermişler.

Onun için, bu saatleri kullanmak doğru değil... O sesi çıkarttırmak doğru değil... Ama kullanılmışsa, haram değil de mekruh diyebiliriz. O sesi iptal etmesi uygun olur diyebiliriz. Kısarsınız, başka bir sisteme döndürürsünüz. Veyahut o saatleri hiç almazsınız, herifler o saati imal etmez. O kilise sesini saate koyan adamlar iflâh olmaz, daha da batar. Ne diye o saati alacaksınız, öbür saati alırsınız. Başka saati alın!..

 

Bütün halıların üstünde put deseni var!.. "Nerden oluyor bunlar?" diye sordum. "Desenler İtalya'dan geliyor." dediler. Adam koyuyor kendi putunu, tam göbeğine halının... Her tarafta haç, put... Her taraf haç dolu... Dikkat et, "Ben böyle deseni istemiyorum!" de!.. Hilâlli olsun, İslâmî desenli olsun...

 

14. Soru:

--Krem kullanmaya müsaade var mıdır? Hangi kremleri kullanabiliriz?

 

--Bu kremin terkibiyle ilgili bir şeydir. Kremlerin terkibinde haram bir malzeme yoksa kullanılabilir. Meselâ kışın elleri çatlıyor insanın... Limonlu, vazelinli filân bir şeyler sürdüğü zaman, çatlaklar cayır cayır yanıyor ve iyi geliyor. Öyle bir şey sürülebilir. İçinde haram malzeme yoksa, çeşitli tıbbî sebeplerle krem kullanılabilir.

 

15. Soru:

--Bazı kolalarda alkol olduğu söyleniyor; doğru mu?

 

--Alkol olduğunu bilmiyorum. Yalnız bazı markalarda uyuşturucu ve alışkanlık yapıcı maddeler olduğu söyleniyor.

Sorunun tam cevabı olmaz da, bu konuda umûmî bir şey söylemek istiyorum kardeşlerime... Bakkaldan gidip iki tane limon alın, bir tencere limonata olur. Şu kadarcık bir şey alıyorsunuz, dünyanın parasını veriyorsunuz. Yazık, günah... Limonları alın, şişeye sıkın; şekerle iyice karıştırın! Ondan sonra gittiğiniz yerde, plastik bir bardağın içine biraz su koyup, ondan karıştırıp içtiniz mi, otuz kişiye yetecek limonata olur. Biz hacca giderken filân böyle yapıyoruz, bozulmuyor da...

Bunun dut şurubu böyle oluyor, vişne şurubu böyle oluyor. Tabii olarak sıkıyorsunuz, hiç kaynatma filân yok... Kevgirden geçiriyorsunuz. Üstüne boca ediyorsunuz toz şekeri... Böyle kıvamlı koyu bir şey oluyor. Koy şişeye... Gittiğin yerde, bardağın dibine bir parmak dök ondan... Üstüne su koy, içine bir buz at... Kaç kişi istifade ediyor.

Benim şu anda midemde gastrit var, onikiparmak barsağında ülser var... Bizim gibi insanların stresli hayatından, telâşımızın çokluğundan oluyormuş. Hacca filân gittiğimiz zaman, ordaki kolalı içecekleri içince hasta oluyorum. İçindeki malzemeler zararlı malzemeler oluyor, asidi fazla geliyor. Veyahut içinde bir başka boya malzemesi oluyor, kanserojen bir şey olabiliyor.

En iyisi her şeyin tabiisi... Pamuklu giyinmek, yünlü giyinmek, deri giyinmek... Has ekmek, kepekli ekmek yemek... Tabii meyva suyu içmek...

Sütü al, yoğurdu kendin çal... Çünkü, Allah bilir o yoğurdu yapanlar nasıl yapıyorlar!.. İçine kireç mi koyuyorlar, salyangoz mu koyuyorlar... Kendin göre göre yap!.. Sütü al süt kurumundan, yoğurdu kendin mayala!..

Tabii gıdaya alıştırın kendinizi... Alıştıralım hepimiz, prensip edinelim!..

            

                    Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan...(Rh.A)

 

 

 

 


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !